Kamuda tasarruf genelgesinin oluşturduğu eşitsizlik giderilmeli!

Bilindiği üzere, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 14 üncü maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Başbakanın yakın koruma ve makam hizmetlerinde görev yapan personele en yüksek Devlet memuru aylığının %200’ünü geçmemek üzere ilave ek ödeme yapılabilir..” hükmü, Ek 34 üncü maddesinde ise, “En yüksek Devlet memuru olan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Başkan Yardımcıları ile daire başkanlarına; sırasıyla Başbakanlık Müsteşarına, bakanlık genel müdürlerine ve daire başkanlarına ( ana ve yardımcı hizmet birimi) mülga mevzuat hükümlerinde kadrolarına bağlı olarak öngörülmüş mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamındaki ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde yapılır.
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı kadrosunda bulunanların ek göstergesi 400 puan ilave edilmek suretiyle uygulanır. Bu ilave puan en yüksek Devlet memuru aylığı veya diğer herhangi bir mali ve sosyal hakkın hesabında dikkate alınmaz. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.”
hükmü yer almaktadır.

En yüksek Devlet memuru aylığı hesaplandığında, 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanan aylık katsayı* (gösterge+ek gösterge) 0,433684*(1500+8000)= 4.120 TL ye tekabül etmektedir. Bu tutarın % 200 ü ise 8.240 TL olmaktadır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesinde, “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir,
Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a)1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300′ den az olanlar için en az 10 yıl,
c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,
hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir.”
hükmü bulunmaktadır.

Ayrıca, 30/06/2021 tarihinde yürürlüğe giren 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde, 657 sayılı Kanunun 68/B maddesine göre yapılacak atamaların sadece yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırlı tutulacağı, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, bahsedilen Genelgede, kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasına ilişkin tedbirler alındığı ve aynı Genelgenin “Personel Giderleri” başlıklı kısmında ise mevcut personelin etkin ve verimli çalışmasını sağlamak üzere gerekli tedbirlerin alınacağı, bu personelin hizmet standartlarına uygun ve dengeli bir şekilde görevlendirileceği ve atıl personel oluşmasına izin verilmeyeceği belirtilmiştir.

Bu bağlamda,

1.Her ne kadar 657 sayılı Kanunda, “.sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecedeki kadrolarına. atama yapılabilir.” ibaresi geçse de kamu kurum ve kuruluşlarının büyük bir çoğunluğunda söz konusu Genelge öncesi çok sayıda memurun 657 sayılı Kanunun 68/B uygulamasından yararlandığı göz önünde bulundurulduğunda, anılan Genelgenin kamu çalışanları arasında eşitsizliği daha da artırdığı ve Anayasa’nın 10 uncu maddesinde yer verilen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu,

2.Söz konusu Genelgede, “Şef” unvanı dahil yönetici kadrolarından bahsedilmiştir. Şef dahil yönetici kadroları ibaresiyle kastedilen yönetici kadroları muğlak şekilde belirtilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarının denetmen, müfettiş, kontrolör, kariyer uzman vb. “kariyer meslek mensupları” nı ve Genelge kapsamındaki diğer tüm kamu görevlilerini bahsedilen Genelgenin kapsamına alması uygulamasının da kamu çalışanları arasında eşitsizliğe yola açtığı,

3.Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında diğer kamu kurum ve kuruluşlarından kariyer meslek mensupları arasından görevlendirilen ve mevcut durumda Cumhurbaşkanlığında Raportör, Uzman ve diğer unvandaki personelin yaklaşık 8.240 TL tutarında almış olduğu ek ödemenin Tasarruf Genelgesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu da kamu çalışanlarınca cevap bekleyen sorular arasındadır. Özellikle, mesleğe yarışma sınavıyla giren ve belirli bir yetiştirme sürecinden sonra tez, yeterlilik sınavı, yabancı dil sınavı geçme şartlarını sağladıktan sonra kariyer uzman, müfettiş, denetmen, kontrol vd. unvanlara atanan kariyer meslek mensuplarının maaşlarında iyileştirme yapılmasının zorunluluk haline geldiği bu günlerde bahsi geçen Genelgenin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Söz konusu Genelgenin ilgili hükmünün yürürlükten kaldırılması adına tüm kamu çalışanları olarak Devlet yetkililerimizden acilen bir çalışma bekliyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir